Yazılar

ETKİLİ ÖĞRENME TEKNİKLERİ 4

Uyku Öğrenmenin En Önemli Elementi

2013’de fareler üzerine yapılan bir deneyde beyin hücrelerimizin uyku sırasında kendi kendilerini küçülttükleri, böylece toksik malzemeleri de attıkları öğrenilmiş.

Uzun süre boyunca az uyumanın başka getirileri de var: başağrısı, depresyon, kalp hastalıkları, diyabet, hatta erken ölüm.

Beyin öğrenme üzerine en önemli işlemlerinden birini uyurken gerçekleştiriyor.

Kafanızdaki düşünceleri düzene sokuyor.

Gereksiz olanları elimine ediyor.

Öğrendiğiniz konunun zor gelen taraflarını uykuda prova ediyor.

Tam uykuya dalmadan önce öğrendiklerinizi aklınızdan geçirirseniz, uyku sırasındaki işlem daha da verimli oluyor.

Açıkçası kaliteli ve yeterli bir uyku öğrenmenizi iki katına çıkarıyor.

ETKİLİ ÖĞRENME TEKNİKLERİ 3

Öğrenmede Test Yapmanın Önemi Çok
Test yaptığınız zaman öğrendiğiniz konu Uzun süreli Hafızanıza daha çok yerleşiyor. Nöronlar kalınlaşıyor.

Yapılan bir araştırmada odaklanıp, sadece konuya çalışanları, test yaparak çalışanlarla ölçmüşler. 5 dakika sonra yapılan ölçümde pratik yapanlar daha çok şey hatırlamış ama 2 gün sonra ve 1 hafta sonra yapılan araştırmada test yapanların öğrendikleri konuyu daha çok hatırladığı görülmüş.

Test çözerek öğrenenler Uzun Süreli Hafızaya yerleştirmiş konuyu.

Oturup sadece çalışanlarla, test çözerek çalışanlar arasında bariz bir fark oluşmuş.

ETKİLİ ÖĞRENME TEKNİKLERİ 2

Öğrenmeye Başlamayı Ertelemek İçin Bir Teknik Var: Pomodoro
Pek çoğumuz, özellikle öğrenciyken yaşamışızdır. Bir türlü ders çalışmaya oturamayız. Elimiz o notları açmaya gitmez. Masadan uzaklaşırız. Acıktık deriz, tuvalete gideriz. Erteleriz. Bundan kurtulmak için de bir teknik var: Pomodoro.

Pomodoro italyanca domates demek. Domates şeklinde dakika tutan bir zaman kronometre var. Yemek yapanlarınız bilir. Uzmanlar diyor ki; hiç yapamasa bile her insan en az 25 dakika odaklanabilir. Pomodoro’yu kurup, masaya oturup, “Zaten sadece 25 dakika oturacağım” dediğiniz anda “erteleme” isteğiniz gidiyormuş.

Ertelemek istediğiniz anda sonuca değil de sürece odaklanın diyorlar. “Tüm matematik konularını bitireceğim” değil de “25 dakika konsantre şekilde matematiğe çalışıp, ara vereceğim.” demeliyiz.

25 dakika sonra da ara verip, kendimizi minik bir çikolata, küçük bir yürüyüş, bir arkadaşla ufak bir sohbetle ödüllendirmeliyiz.

ETKİLİ ÖĞRENME TEKNİKLERİ 1

.Beynin öğrenmede iki modu varmış; Odaklandığı mod ve Dağınık olduğu mod
Odaklandığımız mod belli, belirli bir konuyu öğrenmek üzere masaya oturduğumuz ve o konuya konsantre olduğumuz mod. İnsan beyni 20–25 dakika durmadan öğrendiği konuları beyninin ön lobuna yerleştiriyor. Bunları Fokus mod, yani odaklandığı modda yapıyor.

Dağınık olduğu mod ise beyninizi daha az çalıştırdığınız, egzersiz yaptığınız zaman ya da uyumaya geçmeden önceki an.

Salvador Dali resimlerini yapmadan önce eline anahtarlarını alarak koltuğunda kaykılarak otururmuş. Kafasında yapmayı düşündüğü projeyle birlikte dağınık moda geçmeye hazır hale gelirmiş. Kendinden hafifçe geçip, tam uykuya dalma moduna geçecekken elindeki anahtarlar yere düşünce birden uyanır ve o harika, yaratıcı, sürrealist resimlerini yapmaya başlarmış. Anahtarın düştüğü “Aha” anı onun yaratıcılığını, üretkenliğini tetiklermiş. Dağınık modda edindiği fikri odaklandığı modda hayata geçirirmiş.

Fokus mod beynin detaylara odaklandığı, adı üzerinde fokuslandığı, derine indiği mod. Dağınık mod ise beynin büyük resmi gördüğü, konuyu genel olarak gördüğü, beyindeki diğer noktaları da aynı konu üzerine birleştirdiği mod.

Hangisi daha önemli derseniz? Araştımacılar “ikisi de” diyor.

Siz belki Dali ya da Edison gibi koltukta kaykılmak istemezsiniz.

Dediklerine göre yoğun bir çalışmadan sonra kalkıp bir yürüyüşe çıkmak, egzersiz yapmak, hatta duş almak ya da kafanızı dağıtacak bir başka aktivite yapmak öğrenmeye iyi geliyor. Konu beyinde oturuyor.

Tam tersine çok uzun süre bir konuya odaklanmaya çalışmak ise Einstellung etkisi yaratıyormuş. Einstellung etkisi aynı konu üzerine çok fazla çalışmak yüzünden konuya değişik çözümler üretememek, takılıp kalmak olarak adlandırılıyor.